The Notebook
İstanbul, Turkey

YAAP(Yet Another Academic Poems)

After one of my surrealistic poem waited too much to appear on original place, I created this post..



Champions League

They are the best teams They are the best team The Main Event The master The best Great teams The Champions A big meeting A great sporting event The Main Event They are the best They are the best These are the champions The master The best Great teams The Champions The master The best The Champions (1992, Tony Britten)

Research League

They are the best labs They are the best labs The Main Place The master The PhD Great groups The Champions A big meeting A great scientific event The Main Event They are the best They are the best These are the professors The master The PhD Great groups The Champions The professor The best The Champions (2016, Kıvanç Çakmak)

Memleketimden Insan Manzaraları

Haydarpaşa garında 1941 baharında saat on beş. Merdivenlerin üstünde güneş yorgunluk ve telaş. Bir adam merdivenlerde duruyor bir şeyler düşünerek. Zayıf. Korkak. Burnu sivri ve uzun yanaklarının üstü çopur. Merdivenlerdeki adam -Galip Usta- tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur: «Kaat helva yesem her gün» diye düşündü 5 yaşında. «Mektebe gitsem» diye düşündü 10 yaşında. «Babamın bıçakçı dükkanından Akşam ezanından önce çıksam» diye düşündü 11 yaşında. «Sarı iskarpinlerim olsa kızlar bana baksa» diye düşündü 15 yaşında. «Babam neden kapattı dükkanını? Ve fabrika benzemiyor babamın dükkanına» diye düşündü 16 yaşında. «Gündeliğim artar mı?» diye düşündü 20 yaşında. «Babam ellisinde öldü, ben de böyle tez mi öleceğim?» diye düşündü 21 yaşındayken. «İşsiz kalırsam» diye düşündü 22 yaşında. «İşsiz kalırsam» diye düşündü 23 yaşında. (1939, Nazım Hikmet)

Akademiden Insan Manzaralari

Mühendislik fakültesinde 2015 sonbaharında saat on beş. Harvest'in üstünde güneş ve bohemlik, Metin Abi'de telaş. Bir çocuk merdivenleri çıkıyor bir şeyler düşünerek. Şişko. Cesur. Alnı geniş ve esmer, yanakları tombul tombul. Merdivenlerdeki çocuk -Asistan Kıvanç- tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur: «Bilgisayarım olsa» diye düşündü 7 yaşında. «Mektebi kırsam» diye düşündü 15 yaşında. «Üniversite kazansam Cuma öğlenden önce çıksam» diye düşündü 16 yaşında. «Master'a başlasam Bilim yapsam» diye düşündü 20 yaşında. «Danışmanım neden benimle ilgilenmiyor? Ve dersler neden benzemiyor lisanstakilere» diye düşündü 21 yaşında. «Makale yazabilir miyim?» diye düşündü 22 yaşında. «Amcam masteri 40'ında almış, ben de böyle geç mi alacağım» diye düşündü 23 yaşındayken. «Mezun olamazsam» diye düşündü 24 yaşında. «Mezun olamazsam» diye düşündü 25 yaşında. (2016, Kıvanç Çakmak)

Copyright © Kıvanç Çakmak 2016